Op. Dr. Emrah Topbaş

Genital Siğil (HPV) Tedavisi Ankara

Genital Siğil (HPV) Tedavisi

Genital siğil tedavisi, çoğunlukla İnsan Papilloma Virüsü'nün (HPV) neden olduğu kondilomların ortadan kaldırılmasına ve yeni lezyonların oluşma ihtimalinin azaltılmasına yönelik olarak planlanır. Genital siğiller hem kadınlarda hem erkeklerde görülebilir ve çoğunlukla HPV'nin düşük riskli tipleri olan HPV 6 ve HPV 11 ile ilişkilidir.

Genital Siğil (HPV) Tedavisi Ankara

HPV, cinsel yolla bulaşan en yaygın viral enfeksiyonlardan biridir. Enfeksiyonların önemli bir bölümü herhangi bir belirti oluşturmadan bağışıklık sistemi tarafından kontrol altına alınır. Bununla birlikte bazı HPV enfeksiyonları kalıcı olabilir; bazı tipler genital siğillere, yüksek riskli tipler ise yıllar içinde rahim ağzı, anal bölge, penis, vulva, vajina ve ağız-boğaz bölgesindeki bazı kanserlerin gelişimine katkıda bulunabilir.

Bu nedenle genital bölgede ortaya çıkan her kabarıklığın veya lezyonun kendi kendine HPV olarak değerlendirilmesi doğru değildir. Genital siğil tanısı çoğunlukla deneyimli bir hekim tarafından yapılan fizik muayene ile konulur. Şüpheli, atipik, pigmentli, sert, ülserleşmiş, kanayan veya tedaviye yanıt vermeyen lezyonlarda biyopsi gerekebilir.

HPV Nedir?

HPV (Human Papillomavirus - İnsan Papilloma Virüsü), cilt ve mukozaları enfekte edebilen DNA virüslerinden oluşan geniş bir virüs ailesidir. Günümüzde çok sayıda HPV tipi tanımlanmıştır ve bunların en az 40'ı genital bölgeyi enfekte edebilir.

HPV enfeksiyonu çoğunlukla cinsel temas sırasında bulaşır. Ancak bulaş için mutlaka penetrasyon olması gerekmez. Genital-genital cilt teması, vajinal veya anal ilişki ve bazı durumlarda oral cinsel temas yoluyla da bulaş gerçekleşebilir. Bu nedenle yalnızca tek bir cinsel partneri bulunan kişilerde de HPV enfeksiyonu görülebilir.

HPV tipleri genel olarak düşük riskli ve yüksek riskli gruplar şeklinde değerlendirilir.

Düşük riskli HPV tipleri

Başta HPV 6 ve HPV 11 olmak üzere bazı düşük riskli tipler genital siğillerin en önemli nedenleridir. Bu tipler kanser gelişimiyle yüksek riskli HPV tipleri kadar güçlü şekilde ilişkili değildir. CDC verilerine göre HPV 6 ve 11, genital siğillerin %90'dan fazlasından sorumludur. 

Yüksek riskli HPV tipleri

HPV 16 ve HPV 18 başta olmak üzere bazı HPV tipleri onkogenik yani kansere neden olabilen yüksek riskli HPV tipleri olarak kabul edilir. Özellikle kalıcı yüksek riskli HPV enfeksiyonu, rahim ağzı kanseri ve diğer bazı anogenital ve orofaringeal kanserlerin gelişiminde önemli rol oynar. (IARC)

Burada önemli bir ayrım vardır: Genital siğile neden olan HPV tipleri ile kanser gelişiminden sorumlu yüksek riskli HPV tipleri aynı değildir. Bu nedenle genital siğil görülmesi doğrudan kanser anlamına gelmez.

Genital Siğil Nedir?

Genital siğil, HPV enfeksiyonuna bağlı olarak genital veya anal bölgede ortaya çıkan iyi huylu cilt ve mukoza lezyonudur. Tıp literatüründe kondiloma aküminata (condyloma acuminata) olarak adlandırılır.

Lezyonlar başlangıçta birkaç milimetrelik küçük, cilt renginde veya hafif pembe kabarıklıklar şeklinde olabilir. Zaman içerisinde sayıları artabilir, birbirleriyle birleşebilir ve klasik karnabahar görünümüne ulaşabilir.

Genital siğiller şu bölgelerde görülebilir:

  • Penis ve penis başı
  • Sünnet derisi
  • Skrotum
  • Kasık çevresi
  • Vulva
  • Vajina
  • Perine
  • Anüs çevresi
  • Anal kanal
  • Üretra girişine yakın bölge

Bazı hastalarda siğiller kaşıntı, tahriş, kanama veya cinsel ilişki sırasında rahatsızlık oluşturabilir. Ancak birçok hastada herhangi bir ağrı veya başka belirti olmayabilir.

Genital Siğil Tedavisi Nasıl Yapılır?

Genital siğil tedavisinde temel amaç görülebilen siğilleri ortadan kaldırmak, hastanın şikâyetlerini azaltmak ve kozmetik açıdan düzelme sağlamaktır. Günümüzde HPV'yi vücuttan doğrudan temizleyen spesifik bir antiviral ilaç bulunmamaktadır. Bu nedenle tedavi virüsün kendisinden çok, virüsün oluşturduğu siğillere yöneliktir.

Tedavi seçimi her hastada aynı değildir. Siğillerin:

  • Sayısı
  • Boyutu
  • Yerleşim yeri
  • Yaygınlığı
  • Daha önce tedavi edilip edilmediği
  • Tekrarlama durumu
  • Hastanın yaşı ve genel sağlık durumu
  • Bağışıklık sistemi
  • Gebelik durumu
  • Hastanın tedavi tercihi

dikkate alınarak kişiye özel bir tedavi planı oluşturulur.

CDC'nin güncel genital siğil tedavi önerileri arasında imiquimod, podofiloks ve sinekateşin gibi hasta tarafından uygulanabilen tedaviler ile kriyoterapi, cerrahi çıkarma, elektrokoter/lazer ve TCA gibi hekim tarafından uygulanan yöntemler bulunmaktadır.

Genital Siğil Tedavi Yöntemleri

1. Kriyoterapi Dondurma Tedavisi

Kriyoterapi, genital siğillerin sıvı nitrojen kullanılarak dondurulması esasına dayanır.

Sıvı nitrojen, siğil dokusunda kontrollü hücresel hasar oluşturarak lezyonun ortadan kaldırılmasını sağlar. İşlem sonrasında bölgede kızarıklık, ağrı, kabarcık ve daha sonra kabuklanma meydana gelebilir.

Kriyoterapi özellikle dış genital bölgede bulunan küçük ve orta büyüklükteki siğillerde sık kullanılan yöntemlerden biridir. Gerekli durumlarda birkaç seans uygulanabilir.

Tedavinin başarısı, uygulamanın doğru derinlik ve sürede yapılmasına bağlıdır. Gereğinden fazla dondurma çevredeki sağlıklı dokunun zarar görmesine, yetersiz uygulama ise tedavinin etkisiz kalmasına neden olabilir.

2. Elektrokoterizasyon

Elektrokoterizasyon, elektrik enerjisi kullanılarak siğil dokusunun kontrollü şekilde tahrip edilmesidir.

Özellikle sayıca fazla veya belirgin kabarıklık oluşturan siğillerde etkili olabilir. Lokal anestezi altında uygulanabilir.

İşlem sonrasında yara bakımı önemlidir. Uygulama sırasında çevre dokuların korunması ve uygun enerji ayarlarının kullanılması, iz ve pigment değişikliği gibi komplikasyonların azaltılması açısından önem taşır.

3. Lazerle Genital Siğil Tedavisi

Lazer tedavisi, belirli durumlarda genital siğillerin kontrollü şekilde buharlaştırılması veya tahrip edilmesi amacıyla kullanılabilir.

Özellikle geniş, çok sayıda veya daha önce farklı tedavilere yanıt vermemiş lezyonlarda tercih edilebilir. Lazer tedavisinin en önemli avantajlarından biri, deneyimli ellerde lezyonun hassas şekilde hedeflenebilmesidir.

Lazerle tedavi sırasında ortaya çıkan duman ve partiküller nedeniyle uygun havalandırma ve duman aspirasyon sistemlerinin kullanılması önemlidir. CDC de anogenital siğillerin lazer veya elektrosurgery ile tedavisinde uygun standart önlemler ve lokal egzoz/duman tahliyesi kullanılmasını önermektedir.

4. Cerrahi Eksizyon

Büyük, yaygın, saplı veya diğer tedavilere dirençli genital siğillerde cerrahi çıkarma seçenekleri değerlendirilebilir.

Cerrahi tedavinin önemli avantajı, belirgin lezyonların tek seansta fiziksel olarak ortadan kaldırılabilmesidir. Ancak diğer yöntemlerde olduğu gibi cerrahi olarak çıkarılan siğillerin de ilerleyen dönemde tekrar ortaya çıkması mümkündür. 

Atipik görünen lezyonlarda çıkarılan dokunun histopatolojik olarak incelenmesi ayrıca tanısal değer taşıyabilir.

5. İmikimod Krem

İmikimod, genital siğillerde kullanılan ve bağışıklık yanıtını lokal olarak artıran topikal bir tedavidir.

Doğrudan siğili yakmak yerine, bağışıklık sisteminin lezyona karşı oluşturduğu yanıtı güçlendirmeye yardımcı olur. CDC tarafından dış anogenital siğiller için önerilen hasta tarafından uygulanabilen tedaviler arasında yer almaktadır.

Tedavi sırasında kızarıklık, tahriş, yanma, erozyon veya inflamasyon gelişebilir. Bu reaksiyonlar nedeniyle ilacın kullanım şekli ve süresi mutlaka hekim tarafından anlatılmalıdır.

6. Podofiloks / Podofillotoksin

Podofiloks veya podofillotoksin, siğil dokusundaki hücre bölünmesini engelleyerek lezyonun nekroze olmasına yardımcı olan topikal bir ajandır.

Uygulama sırasında sağlıklı cilde temas ettirilmemesi önemlidir. Yanlış kullanım ciddi tahriş ve doku hasarına neden olabilir.

Özellikle gebelikte kullanılmaması gereken ilaçlar arasında yer alır. Bu nedenle gebelik ihtimali bulunan kişilerin tedavi başlamadan önce doktorunu bilgilendirmesi gerekir.

7. Trikloroasetik Asit (TCA)

Trikloroasetik asit (TCA), yalnızca hekim tarafından uygulanması gereken kimyasal bir tedavi yöntemidir.

TCA, siğil dokusundaki proteinleri koagüle ederek lezyonun tahrip edilmesini sağlar. Konsantrasyonu yüksek ve güçlü bir kimyasal olduğu için sağlıklı cilde fazla miktarda uygulanması ciddi tahriş ve yanıklara neden olabilir.

Bu nedenle genital bölgede TCA uygulaması kesinlikle kişinin kendi kendine yapacağı bir işlem değildir.

Genital Siğil Tedavisi Erkeklerde Nasıl Yapılır?

Erkeklerde genital siğil tedavisi, lezyonların penis, sünnet derisi, skrotum, kasık, perine veya anal bölgede bulunmasına göre planlanır.

Küçük ve sınırlı siğillerde kriyoterapi veya uygun topikal tedaviler tercih edilebilir. Daha büyük, çok sayıda veya dirençli lezyonlarda elektrokoter, lazer veya cerrahi eksizyon gündeme gelebilir.

Üretra girişine yakın siğillerde ise standart dış genital siğil tedavisinden farklı bir yaklaşım gerekebilir. Anal bölgedeki dış siğillerde anal kanal içerisinde de lezyon bulunabileceği için hekim değerlendirmesi önem taşır. 

Genital Siğil Tedavisi Kadınlarda Nasıl Yapılır?

Kadınlarda genital siğiller vulva, vajina, perine veya anal bölgede görülebilir. Vajinal veya servikal bölgede bulunan lezyonların değerlendirilmesi ve tedavisi daha dikkatli planlanmalıdır.

Özellikle rahim ağzında siğil benzeri lezyon görülmesi durumunda, lezyonun sadece görünümüne bakılarak tedavi edilmesi doğru değildir. CDC, ekzofitik servikal siğillerde tedaviden önce biyopsi ile yüksek dereceli skuamöz intraepitelyal lezyonun (HSIL) dışlanmasını önermektedir. 

Kadınlarda ayrıca yaşa ve mevcut tarama programına uygun şekilde HPV testi ve servikal kanser taraması değerlendirilmelidir.

Önemli bir nokta da şudur: HPV testi genital siğil tanısı koymak için kullanılan rutin bir test değildir. HPV testleri esas olarak yüksek riskli HPV enfeksiyonlarının saptanması ve rahim ağzı kanseri taraması veya anormal tarama sonuçlarının yönetiminde kullanılır. 

Genital Siğil Kendiliğinden Geçer mi?

Evet. Genital siğiller bazı kişilerde herhangi bir tedavi uygulanmadan kendiliğinden gerileyebilir. Ancak hangi hastada ne kadar sürede kaybolacağı önceden kesin olarak tahmin edilemez.

CDC kaynaklarında tedavi edilmeyen anogenital siğillerin kendiliğinden kaybolabileceği, aynı kalabileceği veya zaman içerisinde büyüyüp sayıca artabileceği belirtilmektedir. Bu nedenle bazı hastalarda yakın takip ile beklemek seçenek olabilir. (Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri)

HPV enfeksiyonlarının büyük bölümü de bağışıklık sistemi tarafından zaman içerisinde baskılanır. WHO'ya göre HPV enfeksiyonlarının çoğu bir ila iki yıl içinde bağışıklık sistemi tarafından kontrol altına alınır.

Ancak "HPV kendiliğinden geçebilir" demek, genital siğilin mutlaka beklenmesi gerektiği anlamına gelmez.

Siğiller büyüyor, çoğalıyor, kanıyor, ağrıyor veya kişinin yaşam kalitesini etkiliyorsa tedavi edilmesi uygun olabilir.

HPV Siğili Tekrarlar mı?

Evet. Genital siğiller tedavi sonrasında tekrar ortaya çıkabilir.

Bunun temel nedeni tedavinin çoğunlukla görülebilen siğil dokusunu ortadan kaldırması, ancak HPV'nin bulunduğu tüm hücreleri ortadan kaldırmasının mümkün olmamasıdır. Bu nedenle tedavi sonrasında bir süre yeni lezyonlar ortaya çıkabilir.

Nüks özellikle tedavinin ilk dönemlerinde daha sık görülebilir. Bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde, örneğin HIV enfeksiyonu bulunan veya immünsüpresif tedavi alan hastalarda HPV ilişkili hastalıkların seyri farklı olabilir.

Tekrarlayan siğiller tedavinin başarısız olduğu anlamına gelmez. Gerektiğinde farklı veya kombine tedavi seçenekleri kullanılabilir.

Genital Siğil Bulaşıcı mıdır?

Evet. Genital siğile neden olan HPV cinsel temas yoluyla bulaşabilir.

HPV'nin bulaşması için mutlaka cinsel ilişkinin tamamlanması veya penetrasyon gerçekleşmesi gerekmez. Enfekte cilt ve mukozaların teması da bulaş için yeterli olabilir. 

Prezervatif kullanımı HPV bulaşma riskini azaltabilir ancak tam koruma sağlamaz. Bunun nedeni HPV'nin prezervatif tarafından kapatılmayan genital ve perigenital cilt bölgelerinde de bulunabilmesidir.

Ayrıca HPV tanısı alan bir kişide enfeksiyonun ne zaman ve kimden bulaştığını belirlemek çoğu zaman mümkün değildir. HPV uzun süre belirti vermeden kalabildiğinden, HPV tanısı tek başına yakın zamanda gerçekleşmiş bir cinsel teması veya partner sadakatsizliğini göstermez. 

HPV Aşısı Genital Siğili Önler mi?

HPV aşısı, yeni HPV enfeksiyonlarının önlenmesinde en önemli koruyucu yöntemlerden biridir.

9-valanlı HPV aşısı; HPV 6, 11, 16, 18, 31, 33, 45, 52 ve 58 tiplerine karşı koruma sağlar. Böylece hem genital siğillerin önemli bir bölümüne hem de HPV ilişkili bazı kanserlerin gelişmesine karşı koruma sağlar. 

Ancak burada kritik bir ayrım vardır:

HPV aşısı mevcut HPV enfeksiyonunu veya mevcut genital siğili tedavi etmez.

Aşının temel amacı gelecekte oluşabilecek yeni HPV enfeksiyonlarını önlemektir. Bu nedenle daha önce HPV ile karşılaşmamış kişilerde koruyuculuk potansiyeli daha yüksektir. 

CDC, rutin HPV aşılamasını 11–12 yaş civarında önermekte; aşılamaya 9 yaşından itibaren başlanabilmektedir. Aşılanmamış kişiler için 26 yaşına kadar telafi aşılaması önerilmektedir. 27–45 yaş arasındaki yetişkinlerde ise karar, kişinin gelecekte yeni HPV enfeksiyonu edinme olasılığı ve potansiyel fayda göz önünde bulundurularak hekimle birlikte verilmelidir. 

Erkekler HPV Aşısı Olmalı mı?

Evet. HPV aşısı yalnızca kadınlara yönelik değildir.

Erkeklerde HPV enfeksiyonu genital siğillerin yanı sıra penis, anal bölge ve ağız-boğaz bölgesindeki bazı kanserlerle ilişkili olabilir. Bu nedenle uygun yaş ve klinik durumdaki erkeklerde HPV aşısı önemli bir koruyucu sağlık uygulamasıdır.

Daha önce genital siğil geçirilmiş olması da HPV aşısı açısından otomatik olarak engel değildir. Ancak aşının mevcut siğili tedavi etmediği bilinmelidir. 

Genital Siğil Kanser Yapar mı?

Genital siğillerin kendisi çoğunlukla kanser değildir.

HPV 6 ve 11 gibi düşük riskli tipler genital siğillerin büyük bölümünden sorumludur. Buna karşılık HPV 16 ve 18 gibi yüksek riskli tipler, kalıcı enfeksiyon geliştiğinde kanser öncüsü hücresel değişiklikler ve bazı kanserlerin oluşumunda rol oynayabilir.

WHO'ya göre kalıcı HPV enfeksiyonu özellikle rahim ağzındaki hücresel değişikliklere yol açabilir ve tedavi edilmediğinde yıllar içerisinde rahim ağzı kanserine ilerleyebilir. (Dünya Sağlık Örgütü)

Dolayısıyla genital siğil ile kanser riskini birbirine eşitlemek doğru değildir. Ancak genital bölgede herhangi bir şüpheli lezyon görüldüğünde doğru tanının konulması önemlidir.

Genital Siğil Tedavisinde Partnerin Değerlendirilmesi Gerekir mi?

HPV cinsel partnerler arasında sıklıkla paylaşılabilir. Ancak "virüs partnerler arasında sürekli ping-pong şeklinde birbirine aktarılıyor ve bu nedenle partnerin mutlaka aynı anda tedavi edilmesi gerekiyor" şeklinde kesin bir yaklaşım bilimsel olarak doğru değildir.

Partnerde görünür genital siğil varsa elbette hekim değerlendirmesi yapılmalıdır. Ancak belirti bulunmayan partnerlerde rutin HPV testi yapılması erkeklerde genital siğil tanısı amacıyla önerilmemektedir.

Kadın partnerlerin ise yaşlarına ve ulusal tarama programlarına uygun şekilde rahim ağzı kanseri taramalarını yaptırmaları önemlidir.

Genital Siğil Evde Tedavi Edilir mi?

Genital bölge, normal cilde göre daha hassas olduğu için evde siğil yakıcı ürünler, asitler, sirke, bitkisel ürünler veya normal cilt siğilleri için kullanılan preparatların uygulanması önerilmez.

Genital siğiller için kullanılan bazı topikal ilaçlar hastanın kendisi tarafından uygulanabilir; ancak bunların hangi lezyona, hangi dozda ve ne kadar süreyle uygulanacağı hekim tarafından belirlenmelidir.

Özellikle genital bölgeye yanlış kimyasal uygulanması yanık, yara, enfeksiyon ve kalıcı pigment değişikliklerine neden olabilir.

Genital Siğil Ne Zaman Doktora Gidilmelidir?

Genital bölgede yeni ortaya çıkan bir kabarıklık veya siğil fark edildiğinde değerlendirme yapılması uygundur.

Özellikle şu durumlarda gecikmeden doktora başvurulmalıdır:

  • Lezyon hızla büyüyorsa
  • Siğillerin sayısı hızla artıyorsa
  • Lezyon kanıyorsa
  • Ülser veya yara oluşuyorsa
  • Şiddetli ağrı varsa
  • Lezyon koyu pigmentli veya sert görünüyorsa
  • Tedaviye rağmen düzelmiyorsa
  • Tekrarlayan siğiller varsa
  • Bağışıklık sistemi baskılanmışsa
  • Gebelik söz konusuysa
  • Anal bölgede siğil bulunuyorsa
  • Üretra girişinde lezyon görülüyorsa

Atipik görünümlü lezyonlarda tanıyı kesinleştirmek için biyopsi gerekebilir.

Genital Siğil Tedavisi Hakkında Sık Sorulan Sorular

Özel bölgedeki siğile ne iyi gelir?

Özel bölgedeki siğilin nedenine göre tedavi değişir. HPV kaynaklı genital siğillerde kriyoterapi, elektrokoter, lazer, cerrahi eksizyon, imikimod, podofiloks veya TCA gibi tedaviler kullanılabilir. Hangi yöntemin uygun olduğu siğilin boyutu, sayısı ve yerleşimine göre belirlenir.

Genital siğil nasıl geçer?

Genital siğiller bazı kişilerde kendiliğinden gerileyebilir. Ancak siğiller büyüyor, çoğalıyor veya rahatsızlık oluşturuyorsa tıbbi tedavi uygulanabilir. Tedavi siğilleri ortadan kaldırır; HPV enfeksiyonunun tamamen yok edilmesini garanti etmez.

Genital siğil için hangi ilaç kullanılır?

Dış genital siğillerde hekim tarafından uygun görüldüğünde imikimod, podofiloks veya sinekateşin gibi topikal ilaçlar kullanılabilir. TCA gibi kimyasal tedaviler ise hekim tarafından uygulanır. 

Genital siğil kesin HPV midir?

Genital bölgedeki tipik siğillerin önemli bir bölümü HPV kaynaklıdır. Ancak genital bölgede görülen her kabarıklık HPV siğili değildir. Molluscum contagiosum, skin tag, benign nevüsler, vestibüler papillomatozis ve bazı diğer cilt hastalıkları benzer görünümler oluşturabilir. Kesin değerlendirme muayene ile yapılır.

HPV testi genital siğili gösterir mi?

Rutin HPV testleri genital siğil tanısı koymak amacıyla kullanılmaz. HPV testleri esas olarak yüksek riskli HPV tiplerinin saptanması ve özellikle rahim ağzı kanseri taraması ile ilişkilidir. 

Genital siğil tedavisi kesin çözüm sağlar mı?

Tedavi mevcut siğilleri ortadan kaldırabilir ancak HPV'nin vücutta tamamen yok edildiğini garanti etmez. Bu nedenle tedaviden sonra yeni siğiller gelişebilir. Tekrarlama olması, tedavinin mutlaka başarısız olduğu anlamına gelmez.

Genital siğil tedavi edilmezse ne olur?

Siğiller bazı kişilerde kendiliğinden gerileyebilir; ancak aynı kalabilir veya büyüyüp çoğalabilir. Bu nedenle özellikle büyüyen veya yaygınlaşan lezyonlarda doktor değerlendirmesi önemlidir. 

HPV siğili nasıl ayırt edilir?

HPV siğilleri genellikle cilt renginde, pembe, kabarık, düz veya karnabahar benzeri lezyonlar şeklinde görülebilir. Ancak görünüm tek başına kesin tanı koydurmaz. Gerekli durumlarda biyopsi yapılabilir.

Genital siğil tekrarlar mı?

Evet. Genital siğiller tedavi sonrasında tekrar ortaya çıkabilir. Özellikle tedavinin ilk dönemlerinde yeni lezyonların görülmesi mümkündür. Bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde takip daha dikkatli yapılmalıdır.

Sonuç: Genital Siğil Tedavisinde Doğru Yaklaşım

Genital siğil (HPV) tedavisi, yalnızca görünen siğilin ortadan kaldırılmasından ibaret değildir. Doğru tanının konulması, lezyonun özelliklerinin değerlendirilmesi, uygun tedavi yönteminin seçilmesi, gerekli durumlarda kadınlarda servikal kanser taramasının yapılması ve HPV'den korunma yöntemlerinin ele alınması tedavinin önemli parçalarıdır.

HPV enfeksiyonlarının çoğu bağışıklık sistemi tarafından zaman içerisinde kontrol altına alınabilir. Bununla birlikte genital siğiller büyüyebilir, çoğalabilir veya tedaviden sonra tekrar ortaya çıkabilir. Günümüzde kriyoterapi, elektrokoter, lazer, cerrahi eksizyon, imikimod, podofiloks, sinekateşin ve TCA gibi farklı tedavi seçenekleri bulunmaktadır.

HPV aşısı ise mevcut enfeksiyonu tedavi etmekten ziyade yeni HPV enfeksiyonlarını ve HPV'ye bağlı hastalıkları önlemeye yönelik koruyucu bir uygulamadır. Uygun yaş ve klinik durumdaki kadın ve erkeklerde değerlendirilmelidir. 

Genital bölgede siğil, kabarıklık, yara veya nedeni açıklanamayan bir cilt değişikliği fark ettiğinizde kendi kendinize tedavi uygulamak yerine bir üroloji, kadın hastalıkları ve doğum veya ilgili uzmanlık alanındaki hekime başvurmanız en doğru yaklaşımdır.

Kaynaklar

  1. Centers for Disease Control and Prevention (CDC). Sexually Transmitted Infections Treatment Guidelines – Anogenital Warts. Genital siğillerin tanısı, tedavi seçenekleri, topikal tedaviler, kriyoterapi, cerrahi yöntemler ve takip yaklaşımları.
  2. Centers for Disease Control and Prevention (CDC). Sexually Transmitted Infections Treatment Guidelines – Human Papillomavirus (HPV) Infection. HPV enfeksiyonu, bulaş yolları, doğal seyir, HPV aşısı ve genital siğiller ile ilgili güncel klinik bilgiler.
  3. World Health Organization (WHO). Human papillomavirus and cancer. HPV enfeksiyonu, yüksek riskli HPV tipleri, rahim ağzı kanseri ve HPV ilişkili diğer kanserler hakkında epidemiyolojik ve bilimsel bilgiler.
  4. International Agency for Research on Cancer (IARC). Human Papillomaviruses and Cancer. HPV tiplerinin kanser gelişimindeki rolü ve HPV'nin onkojenik özellikleri hakkında bilimsel değerlendirmeler.
  5. American Society for Colposcopy and Cervical Pathology (ASCCP). Risk-Based Management Consensus Guidelines. HPV enfeksiyonu, servikal lezyonlar ve anormal servikal tarama sonuçlarının yönetimi konusunda güncel kılavuz bilgileri.
  6. European Association of Urology (EAU). EAU Guidelines on Sexually Transmitted Infections. Erkeklerde genital HPV enfeksiyonları, genital siğiller ve cinsel yolla bulaşan enfeksiyonların değerlendirilmesi ve yönetimi.
  7. World Health Organization (WHO). Human papillomavirus (HPV) vaccination. HPV aşılarının koruyuculuğu, aşılama stratejileri ve HPV ilişkili hastalıkların önlenmesine ilişkin bilgiler.
  8. National Cancer Institute (NCI). Human Papillomavirus (HPV) and Cancer. Yüksek riskli HPV enfeksiyonlarının kanser gelişimindeki rolü ve HPV ile ilişkili kanserler hakkında bilimsel bilgiler.
  9. Workowski KA, Bachmann LH, Chan PA, et al. Sexually Transmitted Infections Treatment Guidelines, 2021. MMWR Recommendations and Reports. 2021;70(4):1–187. Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonların tanı ve tedavisine ilişkin kapsamlı klinik rehber.
  10. IARC Working Group on the Evaluation of Carcinogenic Risks to Humans. Human Papillomaviruses. IARC Monographs on the Evaluation of Carcinogenic Risks to Humans. İnsan papilloma virüslerinin kanserojen özellikleri ve HPV ile ilişkili kanserlerin bilimsel değerlendirmesi.
Güncelleme Tarihi: 20.08.2026
Op. Dr. Emrah Topbaş
Editör
Op. Dr. Emrah Topbaş
Üroloji Uzmanı Ankara, Türkiye
*Bu içerik, 12.11.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan “Sağlık Hizmetlerinde Tanıtım ve Bilgilendirme Faaliyetleri Hakkında Yönetmelik” hükümlerine uygun olarak hazırlanmıştır. İçerikte yer alan bilgiler genel bilgilendirme niteliğinde olup, yönlendirme veya tedavi önerisi niteliği taşımaz. Cerrahi ve girişimsel işlemler dâhil olmak üzere tüm tıbbi işlemlerin sonuçları kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Tanı ve tedaviye yönelik işlemler için mutlaka hekime başvurulmalı ve bireysel tıbbi değerlendirme yapılmalıdır.
google
Hasta Yorumları

Hasta memnuniyetini öncelik edinen, güvenilir yaklaşımı ve başarılı tedavileriyle öne çıkan bir üroloji uzmanıdır.

google
Üroloji Uzmanı Ankara
Hakkımda Hakkımdaİletişim İletişimWhatsapp Whatsapp
Op. Dr. Emrah TopbaşOp. Dr. Emrah TopbaşÜroloji Uzmanı
+90312 911 3169
+90540 911 3169